‘HES’ DEDİLER, SOLAKLI VADİSİNİ KATLETTİLER! « Burası Holaysa

28 Kasım 2021 - 02:07

‘HES’ DEDİLER, SOLAKLI VADİSİNİ KATLETTİLER!

Son Güncelleme :

25 Kasım 2016 - 0:10

‘HES’ DEDİLER, SOLAKLI VADİSİNİ KATLETTİLER!

Çaykara son günlerde, Türkiye gündeminde Kavlatan Mevkii’nde HES inşaatında meydana gelen çığ felaketinde hayatını kaybeden 5 işçinin ölümü ile anıldı. Ülkemizde her alanda insana değer verilmediğinin örneklerini yaşıyoruz her gün.

Hayatlarının baharında geçim derdi, ekmek parası kazanmak için zor koşullarda bu kadar kar yağmasına rağmen, çalışma imkânı olmayan bir yerde 5 kişiyi bile bile genç yaşta toprağa vermek ve getirip doğal afet sonuçlarına bağlamak yazıktır, günahtır.

“Bunun adı cehalettir, İhmaldir, kusur ve eksikliktir” 
Her olup bitenleri “Allahtan geldi” deyip geçiştirmek, ‘İslam’ın kader anlayışı ile bağdaşmaz’, Kaza ve kadere inanmak iman esaslarındandır. Ama hiçbir önlem almadan, HES’lerin bir an önce bitirilip para kazanma hırsı ile insanları ölüme sevk etmek, tedbirleri almamak, insanların kaderiymiş gibi uydurmalar hiç kimseyi sorumluluktan kurtarmaz.

Çaykara Kavlatan mevkiinin çığ bölgesi olduğunu, bu nedenle geçmiş yıllarda çığ yüzünden insanlarımızı kaybettiğimizi herkes bilmektedir. Buna rağmen önlem almadan böyle bir facianın yaşanmasını çok iyi irdelememiz lazım.

“Herkesten duymak istediğim tek bir şey var!”
O da şudur. ”Biz bir şeyleri yanlış yapıyoruz”. Önce para, sonra çıkar uğruna insan faktörünü hiçe sayıyoruz. Eksiklerimizi ve yanlışlarımızı birileri ortaya çıkıp seslendirdiğinde, kendisine hemen “siyaset yapıyor” yaftası yapıştırıyoruz.

Allah aşkına yetkililere seslenmek istiyorum;
Solaklı vadisi, Turizm bölgesi mi?
HES bölgesi mi?
Yoksa, taş ocakları bölgesi mi, açıklasınlar.

Bu kadar zıt yönde birbirine girmiş üç kavramın aynı vadide uygulanmasını hiçbir bilim kabul etmediği gibi, akıl ve vicdan sahibi hiçbir insan asla kabul etmemesi lazım.

Solaklı vadisi boyunca Dernekpazarı, Çaykara, Uzungöl ve Yaylalarımız turizm bölgesi olarak ilan edilmedi mi?

Solaklı vadisinin bu kadar HES’i barındıramayacağını 2011 yılından beri defalarca seslendirdiğimizde bize ‘siyaset yapıyorsunuz’ diyenler bugün birçoğu bize hak vermektedir.

Uzungöl ve yaylalarımıza gelen ve gelecek olan turistlere, Solaklı vadisinde, beton yığınlarını, su tünellerini, her yerden geçmiş yüksek gerilim direklerini, kesilmiş ağaçları, kurumuş dereleri ve yol boyunca birçok taş ocaklarını mı göstereceğiz Allah aşkına!

Of ilçesinden başlayarak yaklaşık 60 kilometre uzunluğundaki Solaklı vadisindeki bir alanda 36 tane HES projesi hazırlandı. Daha şimdiden yapılan 7 tane HES’in bölgeye verdiği zararlar açık bir şekilde ortada iken, Çaykara ve Dernekpazarı’nda bulunan Siyasi Partilerin İktidar ve Muhalefet temsilcileriyle, sivil toplum örgütleri, yerel yönetimler,
sesiniz neden çıkmıyor?
Ortalarda neden yoksunuz?
Nerede tepkiler?
Nerede basına verilen demeçler?

Yoksa bir yerlerden mi korkuyorsunuz?

Daha küçük bir bölümünün inşaatı tamamlanan HES’lerin Solaklı deresinin üzerinde ve Mahallelerimizin arasından geçen yüzyıllar boyu değirmenleri çalıştıran küçük ırmakların sularını bile tünellere sokarak rant adına doğanın nasıl katledildiğini hep birlikte görmekteyiz.

Efendim neymiş, ‘Su akar, Türk bakarmış’ onun için nerede su varsa hiç vereceği zararları hesaplamadan her yerde HES yapmamız lazım. Bu uydurma sözle insanlarımızı nasıl uyutup, Solaklı vadisindeki HES’lerin çevreye ve tabiata verdiği zararları bir türlü göremiyoruz. İnsan olarak bizim görevimiz, Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras hiç kuşkusuz yaşanabilir bir çevre olmalıdır. Eğer bunu başaramazsak onlara en büyük kötülüğü yapmış oluruz.

Bazı HES şirketlerinin yasa tanımaz hukuk dışı tutum ve davranışları, doğanın binlerce yılda oluşturduğu bu güzellikleri ortadan kaldırıyorsa buna ‘dur demek’ hepimize düşer.

Bilimsel verilere aldırış etmeden para hırsıyla biten ve yapımı devam eden HES Projeleri doğayı tahrip etti. Turizm bölgesinde yaşam alanlarını, Derelerdeki su miktarının azalması, dere yataklarında önemli değişimler meydana gelmesi, bölgede kesilen binlerce ağaçların yüzünden çığ ve toprak erozyonuna davetiye çıkartılması, yapılan HES tünelleri içinde atılan patlayıcılar nedeniyle zeminin esnemesiyle birlikte birçok mahallenin sularının kaybolması, bölgemizin doğal dengesinin değişmesi için yeterli faktörlerdir. “Gelecek adına, çocuklarımızın yaşam haklarını savunmak için, elbette ki bu olumsuzluklara hep birlikte karşı çıkacağız”.

Bölgemizde daha küçük bir bölümünün yapımı devam eden HES’lerin verdiği zararları izleme yerine, “Keşke müdahale etseydik” diye pişmanlık duymamanız için siz değerli hemşerilerimizin seslerinin yükseltmeye çağırıyorum.

Bölgemizde HES inşaatında çalışırken çığ felaketiyle kar altında kalarak genç yaşlarda hayatlarını kaybeden Nusret Er, Can (Özgür) Özyürek, Muhammet Işık, Erhan Arslan ve Lokman Çelık’e Yüce Allahtan rahmet diliyor, ailelerine, başsağlığı diliyorum. Allah bir daha böyle bir acıyı bizlere göstermesin. (Amin)

Bu makale 319 kez okundu

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.