DÜNYA KADINLAR GÜNÜ.. « Burası Holaysa

10 Nisan 2021 - 22:10

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ..

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ..
Son Güncelleme :

19 Kasım 2016 - 21:38

İslamın kadına verdiği değeri daha iyi anlamak için, İslami dışlayıp medeni olduklarını iddi a eden toplumların kadına bakış açısına bakalım.

09 Mart 2011 Çarşamba 21:17
Eski Yunanlılar’da Kadın

İnsan üzerinde bir yük
Yegane amacı kadın hizmetçi olarak evde hizmet etmekl
Kadın pisdir, şeytani varlıklardan biridir
Yasal açıdan bir eşyadır, çarşıda alınıp satılabilinir
Medeni haklardan yoksundur, hürriyeti elinden alımıştır
Miras hakkı yoktur
Erkeğin izni olmadan kadın kendi malını harcama yetkisi yoktur
Boşama yetkisi yalnız erkeğe verilmiştir
Yangın ve yılanın sokmasının bir çaresi vardır, fakat kadının kötülüğünün çaresi yoktur
Eflatun, “Kadın elden ele orta malı olarak gezmeli”
Aristo, “Kadın yaratılışta yarı kalmış bir erkektir.”
Yunan mitolojisinde ilk kadının ismi “Pandora”dır. Topraktan ve sudan yaratılmıştır. İnsanın başına gelen tüm bela ve felaketlerin sebebi bu kadındır. O, kötülüklerin kalpalı olduğu kağağı açmış ve bütün müsübet ve felaketleri dünyaya yaymıştır.
Fahşelerin evleri siyaset, sanat ve edebiyat merkezleri halindeydi.
Sanat adına çıplak heykeller ve aşk tanrıçaları yapılırdı.

Roma’da Kadın

Babanın kendi kız ve erkek çocuklarını ailesine kabul etme mecburiyeti yoktu. Çocuk doğumdan sonra, babasının ayakları önüne bırakılır, baba eğer onu kucağına alırsa çocuğu kabul etmiş sayılırdı. Kaldırmazsa onu kabul etmediği anlamına gelirdi.
Çocuk erkek ise isteyen onu alıp götürürdü, kız ise açlık ve susuzluktan ölüp giderdi.
Aile reisi çocuklarından dilediğini satar, istediğini aileden ihraç ederdi
Koca isterse karısını öldürebilirdi
Boşanma sistemi 520 yılına kadar bilinmiyordu
Kadınlar vatandaş değildir.

Eski Hind’de Kadın

Kadın köledir
Kadın kocası öldüğü zaman hayat hakkı yoktu, o gün ölmeliydi
Kadın 17.yüzyıla kadar kocasının cesediyle beraber yakılırdı.
Tanrıların hoşnut edilmesi için kadın kurban edilirdi
Hind hukukuna göre felaket, tafun, ölüm, cehennem, zehir, ejderha, ateş hiç bir zaman kadından daha kötü değildir.
Buda: “Eğer kadınları dinime kabul etmeseydim Budizm çok uzun zaman temiz bir şekilde devam ederdi. Bugün artık bu dinin uzun zaman yaşıyacağını zannetmiyorum. Zira bu dine kadın girmiştir.”(Edyanu’l Hind 72)
Eski Mısır’da Kadın

Firavular devrinde kız kardeşlerle evlenirdi. Firavunlar tahtlarını başkalrıyla paylaşmamak için çoğu kez kız kardeşleriyle evlenmişler. Mısır halkı da Firavunlar gibi yapmışlardır.
Bâbil’de Kadın
Kadın evcil hayvanlar mesabesindedir
Biri bir adamın kızını öldürdüğü zaman o da kızını diğerine teslim ederdi. Teslim alan kişi kendi malı gibi kullanır isterse öldürürdü.
Eski İran’da Kadın
Mecusilerin devrinde kız kardeş ve anne gibi kan yakınlığının bir saygınlığı yoktu. Onlar kızkardeşleriyle evlenir ve bunuda teçvik ederlerdi.
Eski Rusya’da Kadın

Erkek ve kadına farklı hukuki muamele yapılırdı.
Fuhuış yapan, zina eden kadına çok ağır ceza verilirdi .Cinsel organları oyularak çıkarılırdı. Erkeklere böyle bir ceza verilmezdi.
Eski Çin’de Kadın
Kadın insan değildir.
Kadınlara isim verilmezdi, numara konulur, iki üç diye seslenilirdi.
Kız çocukları uğursuzluk sebebidir.
YAHUDİLİKTE KADIN

Devamlı günah işleme eyilimi olan bir yaratık olarak görülür, kadın aldatıcı bir put olarak adlandırılır. Yahudiler Hz.Adem veHavva’nın hikayesini anlatırlar. Onlara göre Hz.Adem Allah’a itaat ettiği için cennette mesut bir şekilde yaşıyordu. Fakat karısı Havva yasak meyveye yemesi için Onu tahrik etti, onu kandırdı ve cennetten çıkardı. Sonra Alllah Havva’ya şöyle dedi: “Sana hamilelik acısı vereceğim. Sancılanarak bebek doğuracaksın. Sen daima kocana karşı eğilimli olacaksın. O sana hükmedecek. Yahudiler, bu efsaneden dolayı kadını lanetlemiş bir yaratık olarak kabul ediyorlardı. Yunan ve Hristiyan mitolojisinde de böyle bir olay geçer.
Eski Yahudi toplumları kızı hizmetçi sayarlardı. Babasının onun utancından dolayı satma hakkına sahip olduğunu kabul ederlerdi. Kız miras alamazdı. Ancak babasının hiçbir erkek çocuğu yoksa o zaman alırdı.
Her yahudi sabah duasında şöyle der: “EZELİ İLAHIMIZ, KAİNATIN KRALI BENİ KADIN YARATMADIĞIN İÇİN SANA HAMDOLSUN.”[
HRİSTİYANLIKTA KADIN

Hristiyanlığın kadınlara karşı davranışı Yahudulikten daha kötü olmuştur. Hristiyanlığa göre kadın şeytanca kötülüklere kapı açar, erkeği yasak ağaca götürür, Allah2ın emirlerini çiğner ve erkeğin ahlakını bozar. kadın günahın anası; fesat ve fitnenin kaynağıdır. Onun mevcut olması utanılacak bir durumdur.Kadın, günahın, ahlaksızlığın, ruhi ve manevi alçaklığın canlı bir heykeli olarak görülür.
Hristiyan aziz Tertolyan diyor ki: Kadın, şeytanın insan nefsine giriş kapısıdır. Allah2ın yasalarını iptal eden Allah’ın çehresini bozan iğrenç bir mahluktur. Diğer bir Hristiyan azizi Saint Paul’da şöyle der: Her erkeğinn başı İsa idi, her kadının başı da erkekti. İsa’nın başı ise Tanrıydı. Erkek Tanrının şânı ve çehresidir. Fakat kadın erkeğin şanıdır. Çünkü erkek kadına bağlı değildir. Kadın ise erkeğe bağlıdır. Erkek kadın için doğmadı, fakat kadın erkek için doğdu. Mesih adına kadın kendini köleliğin sembolü saymalıdır.
Hristiyan azizler “Hz.İsa’nın annesi dışında kalan tüm kadınların cehennem azabından kurtulamıyacağını” söylerlerBugün de dünyanın birçok yerinde kadınlar horlanmaktadır. Rusya’da da kadına zulmedildi. Zorla Kolhozlara sokuldu. Erkek gibi, en ağır işlerde, erkek şeflerin baskısı altında, insafsızca boğaz tokluğuna, hayvanlar gibi, en ağır işlerde zorla çalıştırıldı. Fakat zulüm payidar olmadı. Bilinen akıbete uğradı.

Hür dünya dedikleri Hıristiyan ülkelerde ve İslam ülkeleri denilen Arap ülkelerinde, (Hayat müşterektir) denilerek,
kadınlar da, fabrikalarda, tarlalarda, ticarette, erkekler gibi çalışıyorlar. Çoğunun evlendiklerine pişman oldukları,
mahkemelerin boşanma davaları ile dolu olduğu, günlük gazetelerde sık sık görülmektedir
 ABD de bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan

yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze

törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.

2627 Ağustos1910 tarihinde Danimarka‘nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası

Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası

yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın “Internationaler Frauentag” (International Women’s Day – Dünya Kadınlar Günü)

olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

 1960’lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri‘nde de anmaya başlanmasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş

Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık1977 tarihinde 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmasını kabul etti. 1984’ten itibaren her

yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından “Dünya Kadınlar Günü” kutlanmaya devam ediliyor.

“Kadınlara ve kız çocuklara karşı şiddetin dokunulmazlığına son”

BM’nin güne özel logosu. AMA

 Kadına karşı şiddet ve 2007 itibariyle dünya geneli veriler şöyledir:
  • Kadınlara karşı şiddet dünyada en yaygın, ancak en az cezalandırılan suçtur.
  • Tahminlere göre 113 ile 200 milyon arasında kadın demografik olarak “kayıp” (yok) görünmektedir. Ya doğar doğmaz öldürülmüşler (erkek çocuğun kız çocuğa tercih edilmesi) ya da erkek kardeşleri ve babalarıyla eşit derecede gıda ve tıbbi olanaklara ulaşamamışlardır.
  • Reklam ,Eğlence ve fuhuşa zorlanan ya da bunun için satılan kadınların sayısı yılda 700.000 ila 4.000.000 arasındadır. Cinsel kölelik düzeninden elde edilen kazançlar yılda tahminen on iki milyar dolardır.
  • Küresel olarak, on beş ile kırk beş yaş arası kadınlar, kanser, sıtma, trafik kazaları ve savaşlardan daha ziyade, erkek şiddetinin sonucu hayatını kaybetmekte veya sakatlanmaktadır.
  • En az üç kadından biri dövülmüş, cinsel ilişkiye zorlanmış ya da hayatı boyunca başka türlü suistimal edilmiştir (tecavüz, kötü davranış). Genellikle, suistimal eden kişi aileden bir üye ya da kadının tanıdığı bir kimsedir. Ev içi şiddet, bölge, kültür, etnik köken, eğitim, sınıf ve din ne olursa olsun kadınlara karşı en yaygın suistimal şeklidir.
  • Dinsel, kültürel vb. nedenlerle yılda iki milyondan fazla kız çocuğunun genital organlarına hasar verilmektedir.
  • Sistematik tecavüz yeryüzündeki birçok çatışmalarda bir terör silahı olarak kullanılmaktadır. Ruanda soykırımı (1994) esnasında 250.000 ila 500.000 kadının tecavüze uğradığı tahmin edilmektedir.
Kaynak
  • Genel Sekreterlik (BM) kadına karşı şiddetin ayrıntılı araştırması (2006) (A/61/122/Add.1)Vlachova, Marie and Biason, Lea, Eds. (2004)
  •  
  • İSLAM’IN KADINLARA BAKIŞI

    1- Kadın insan olma açısından erkek gibidir : Daha önce, diğer toplumlarda “Kadın insanmıdır, değilmidir?” tartışması yapılmaktaydı. Kimisi akıllı hayvan, kimisi yarım kalmış bir erkektir diyordu. İslam’ın kadınlar hakkında getirdiği temel islahatlardan biri budur.
    Cenab-ı Hak buyuruyor . “Ey insanlar sizi tek bir nefisten yaratan Rabbinizden korkun”(Nisa süresi 24)

    2- Daha önceki din adamlarının kadına yapıştırdıkları lanetlik durum bertaraf edildi
    3- Kadın dindar olmaya, iman ve ibadete ehliyetlidir : Eğer iman edip ibadet yaparsa cennete girer. Küfredip isyan ederse cezalandırılır. Bu konuda erkekten hiçbir eksik yönü yoktur.
    Cenab-ı Hak buyuruyor :
    “Erkek ve kadından kimi inanmış olarak bir iyilik yaparsa onu hoş bir hayatla yaşatırız. Ahirette ise onların ücretini yaptıklarının en güzeliyle veririz.” (Nahl Suresi 97)
    “Rableri onlara karşılık verdi : Ben sizden erkek kadın, hiçbir çalışanın işini zayi etmiyeceğim. Hep birbirinizdensiniz.” (Al-, İmran Suresi 195)
    Bu temel esas Kur’an-ı Kerimin birçok ayetinde vurgulanmıştır.
    ” Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, itaata devam eden erkekler ve itaate devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar. Allah’a gönülden saygılı erkeler ve saygılı kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar, işte bunlar için bağış ve büyük bir mükafat hazırlanmıştır.” (Ahzab Suresi 35)
    4- İslam, kadına miras hakkı tanımıştır : Küçük olsun, büyük olsun, evli olsun bekar olsun, isterse annesinin karnında bir kız çocuğu olsun, ona her durumdamiras hakkı vermiştir.
    5-İslam eşler arasında hakları tanzim etmiştir : Kadına da erkeğin hakları gibi haklar tayin etmiştir.
    Cenabı Hak Buyuruyor:
    “Erkeklerin kadınlar üzerinde bulunan hakları gibi kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. ” (Bakara Suresi 228)
    6- İslam Boşanma Meselesini düzene Koydu : Erkeğin bunu oyuncak haline getirmesi ve bu konuda diktaya başvurması engellenmiş oldu. Boşanmaya bir sınır koydu bu sınır talaktır. Önceden araplarda bunun sınırı yoktu. İslam talakın meydana gelmesi için belli bir zaman tayin etmiştir. Boşanmanın tesiri için bşr iddet müddeti vardır. Bu zaman kadın ve erkek için yeniden düşünüp taşınma imkanı sağlar.
    7- İslam evlenilecek kadınların sayısına sınır koydu : Bu sınırı dört kadınla belirledi. İslam’dan önce araplarda ve çok evliliği kabul eden veya evli olmaksızın flort yolu milletlerde  herhangi bir sınır yoktur.
    8- İslam kadında bulunduğu söylenen uğursuzluğu nehyetti : İslam öncesi arapların ve diğer milletlerin kadında bulunduğuna inandıkları uğursuzluk telakkilerini kökünden kazıdı.
    Cenab-ı Hak buyuruyor :
    “Onlardan birine kız müjdelendiği zaman içi öfkeyle dolarak yüzü kapkara kesilir, kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı milletinden gizlenirdi. Onu utana utana tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün! Ne kötü hükmediyorlar.”(Ahzab Suresi 58-59)
    9- İslam Kız Çocukların Katlini Yasakladı : İslam’dan önce diğerv toplumlarda kız, ya diri diri toprağa gömülüyor veya putların önüne bırakılıyor, ölünceye kadar orada kalıyor yahut da herhangi bir dilek için kurban ediliyordu. Kızının ileride birinin karısı olmasından kendince ar duyan, bunun için de kızını diri diri gömen babaya Kur’an sert bir biçimde tenkit eder:
    “Kız çocuğun hangi suçtan ötürü öldürüldüğü kendisine sorulduğu zaman” (Tekvir suresi 8-9)
    “Beyinsizlikleri yüzünden, körü körüne çocuklarını öldürenler ve Allah’ın kendilerine verdiği nimetler, Allah’a iftira ederek haram sayanlar mahvolmuşlardır; onlar sapıtmışlardır, zaten doğru yolda da değillerdi.” (Enam Suresi 140)
    10- İslam, kadın erkek arasında yargı eşitliği getirdi : İslam hukuku ister bir erkek, ister bir kadın katil olsun, öldürene ölüm cezası verir.
    Hz.Ömer zamanında bir kadını erkekler birlikte öldürmüşlerdi. Katil erkeklerin öldürülmeleri için Hz.Ömer emir verdi ve hepsi öldürüldü.
    İslam zina için, erkekle kadına aynı cezayı getirdi. Kadına karşı işlenen suçlar, ister şahsına, ister malına, ister şerefine karşı olsun erkeğe karşı işlenelerle aynı seviyeye getirildi. Hatta bazı konularda kadın hakkına daha çok önem verilmiştir.
    “Bir erkek iffetli bir kadına zina isnad eder de, sonra dört şahid getiremeyenlere seksen değnek vurun, ebeddiyen onların şahitliğini kabul etmeyin.”(Nur Suresi 4)
    11- İslam kadına mülkiyet hakkı verdi: İslam, kadına mülkiyet hakkı, aynı zamanda sorumluluk vermiştir. Avrupa 1882’de çıkarılan bir kanunla ancak evli kadınlara mülk edinme hakkı tanıdı.
    Kur’an bu husuta şu hükmü koyar:
    “Erkeklere kazandıklarından bir pay, kadınlara da kazandıklarından bir pay vardır.”(Nisa Suresi 32)
    12- İslam, kadınında eğitimine önem verdi. Peygamberimiz s a v’’ İlim tahsili erkek ve bayanlara farz dır’’ buyurmuş.  :İslam, kadını cehaletten kurtarmış ve onun durumunu yükseltip şerefli kılmıştır. İslam tarihinde bunun örnekleri çoktur. Eğitilmiş müslüman kadınlar eğitim ve öğretime büyük yardım yapmışlardır.
    13- İslam, kadına ikram edilmesini emretmiştir : İslam kadına, kız olsun, eş olsun, anne olsun hep ikram edilmesini emretmiştir.
    “Biz insana, ana babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. anası onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu.”
    (Ahkaf Suresi 44)
    Bir adam Resullulah’a gelerek, ben Allah yolunda cihad etmek istiyorum, dedi. Resulullah ona dedi ki: “Anan sağ mıdır?” Adam evet dedi. Allah Resulü: “Onun ayağına dikkat et cennet oradadır” BUYURDU


Bugün de dünyanın birçok yerinde kadınlar horlanmaktadır. Rusya’da da kadına zulmedildi. Zorla Kolhozlara
 sokuldu. Erkek gibi, en ağır işlerde, erkek şeflerin baskısı altında, insafsızca boğaz tokluğuna, hayvanlar gibi, en
ağır işlerde zorla çalıştırıldı. Fakat zulüm payidar olmadı. Bilinen akıbete uğradı.
Hür dünya dedikleri Hıristiyan ülkelerde reklam eğlence vekötü amaçlarda,  İslam ülkeleri denilen Arap ülkelerinde, (Hayat müşterektir) denilerek, kadınlar da, fabrikalarda, tarlalarda, ticarette, erkekler gibi çalışıyorlar. Çoğunun evlendiklerine pişman oldukları, mahkemelerin boşanma davaları ile dolu olduğu, günlük gazetelerde sık sık görülmektedir.
Kadınlar, İslam dininin kendilerine verdiği kıymeti, rahatı, huzuru, hürriyeti ve boşanma hakkına malik olduklarını bilmiş olsalar, bütün dünya kadınları, hemen Müslüman olurlardı.
Müslümanlıkta kadın sultandır. Dinimiz kadına çok değer vermiş, erkeğe de çok mesuliyet yüklemiştir. İslamiyet’te kadın ev içinde ve dışında çalışmak, para kazanmak zorunda değildir. Evli ise erkeği, evli değilse babası, babası da yoksa, en yakın akrabası çalışıp onun her ihtiyacını karşılamaya mecburdur. Kendisine bakacak hiç kimsesi bulunmayan kadına, devletin yardım sandığı bakar.
İslamiyet’te geçim yükü erkek ve kadın arasında paylaştırılmamıştır. Bir erkek, hanımını tarlada, fabrikada veya herhangi bir yerde çalışmaya zorlayamaz. Eğer kadın isterse ve erkek de razı olursa, kadın kendine uygun bir işte çalışabilir. Fakat, kadının kazancı kendisinindir.
Müslüman kadının ev işi yapması bir ihsandır, çok sevaptır. Resulullah efendimizin zamanından bugüne kadar, Müslüman kadınlar bu ihsanı yapmıştır.
Her kadın, bir erkeğin ya kızıdır, ya kardeşidir, yahut hanımı veya annesidir. Kadınlara kötü şeyler reva görülmemeli, onlara layık olduğu değer verilmelidir. (R. Nasıhin)
(Hanımının haklarını ifa etmeyenin; namazları, oruçları kabul olmaz.) [Mürşid-ün-nisa]
(Hanımını döven, Allah’a ve Resûlüne asi olur. Kıyamette onun hasmı ben olurum.) [R.Nasıhin]
(Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir. Onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür.) [İ.Asakir]
Dinimizi bilmeyen bir kimsenin İslamiyet’in kadına verdiği değerden bahsetmesi, körlerin fili tarif etmesine benzer. Körün biri, filin bacağına dokunur. Fil direk gibi der. Biri karnına dokunur, Fil duvar gibi der. Diğeri de hortumuna dokunur. Fil yılan gibi der. Görenle görmeyen bir olmadığı gibi, bilenle bilmeyen de bir olmaz. O halde, Müslüman erkek, hanımı ile iyi geçinir. Çünkü kadınların da, erkekler üzerinde hakları vardır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Hanımlarınızı üzmeyin. Onlar, Allahü teâlânın size emanetidir. Onlara yumuşak olun, iyilik edin!) [Müslim]
Eve gelince hanımına selam verip hatırını sormalı, üzüntü ve sevincine ortak olmalı. Çünkü, o başkalarından ümitsiz ve yalnız kendisine alışmış bulunan dostu, dert ortağıdır, ,,,,,,,,
ANNELER, KIZKARDEŞLER,KIZ ÇOCUKLAR ,,,,,,,,,
GÜNÜNÜZ KUTLU, DÜNYANIZ MUTLU , AHİRETİNİZ UMUT DOLUEYLESİN

Haber:İshak OKUTAN